Abant Sinekli Yaylası’nda kamp

Sinekli Yaylası…

 

Okulumuz yeni başlamıştı. Bu sene ilk senemiz. İkinci haftamızda okuldan gelen bir mesaja çok şaşırdım. Tüm okul çadır kampı yapmak için Sinekli Yaylası’nda buluşacaktı. Önce şaşırdım sonra sevindim. Karavanla gidebileceğimizi öğrendikten sonra başladım plan yapmaya… Sınıf velileri toplanıp eksik listesi yaptık. Nedense yemeğe çok yöneldik. Aman çocuklar aç kalmasın… Sizlere hazırladığım listeden faydalandık biraz da… Kamp günü geldiğinde de çok heyecanlıydık. 3,5 saatlik yolun sonunda yaylaya gittiğimizde bizden önce gelenler vardı ve bizi karşıladılar.

Daha önce hiç çadır kampına bu kadar yakın olmamıştım. Karavan kamp yerlerinde görmüştüm. Bağımsız yaptığımız kamplarda da çadır pek görmedim tabii. Benim için yepyeni bir deneyimdi.

Velilerin çoğunluğu hayatlarının ilk kampına gelmişti. Kimisi yeni kamp ve çadır malzemesi almıştı, kimisi de arkadaşlarının çadırını alıp gelmişti. Eylül ayı olmasına rağmen gündüz 27 derecelerdeyken gece 3 dereceye kadar düştü. Çadır olayına hakim olmayınca, gece çadırlarının yazlık olduğunu fark edenler, sabahın ilk ışıklarıyla ateş yakmaya başlamışlardı. Çadırcılık çok zormuş arkadaş. Ben onu gördüm. İnsanlar gece başlarken, kar kıyafetleri, uyku tulumları, çadırın üstüne serilen muşambalardan konuşurken ben tıs tıs gülümseyip, aklımda ben karavana girerim, sobayı yakarım, oh mis gibi yatarım diye düşünüyordum. Gece yazlık pijamaları giyip yattık. Tam uykunun en ağır yerinde tüp bitti. Şahin kalkıp tüpü değiştirdi. Ama iç organlarımız donmuştu o saate kadar… 🙂 Tam yattık, yine uyku tam bastırdı. Karavanın aküsü bitti. Gece dıııııttt diye bir ses, yine uyandık. 🙂 Çok rahat bir gece olmadığını anlarsınız. 🙂 Sabah uyandığımda bir dışarı çıktım, inanılmaz bir görüntü. Her yere çığ yağmıştı ve buz tutmuştu. Yayla bembeyazdı. Akşamdan bırakılan sandalyeler komple buzdu. Ateşler yakılmaya başlanmıştı.

Ben karavandan kamptan bahsederken, bu işin lüksünü yaşıyormuşuz. Çadırcı arkadaşlara büyük saygı duydum. Hele o motosiklete binip kamp yapanlar… Arkadaş siz nasıl bir mucizesiniz. O kadar malzemeyi nasıl taşıyorsunuz? Soğukta ne yapıyorsunuz? Saygılar sonsuz size… 🙂

Toplamda 150 – 180 çadır olmuştu. Gelelim kampın özetine… Velilerin kaynaşması, sohbetler, hazırlanan büyük masalar, çocukların ateş yakmaması için ısrar ve inat etmemiz, sonra izin verip kampın en güzel ateşini yaktıklarını görmek, o ateşte patlatılan mısırlar, ormanda hep beraber çalı toplamak, söylenen şarkılar, çalınan müzik aletleri, ilk defa kamp yapmalarına rağmen gülümsemeleri eksik olmayan insanları görmek paha biçilemezdi. Muhteşem bir hafta sonuydu. İleri ki günlerde “çocuklarımızla kamp nasıl yapılır ” konusunu işlemek istiyorum. Sevgiyle kalın 🙂