Gökçeada 2018

Merhabalar, geçtiğimiz hafta karavanımızla 5 günlük bir Gökçeada gezimiz oldu. Gitmek isteyenler için kısa kısa bilgiler vermek isterim. Gökçeada’ya 3. gidişim olduğu için çok heyecanlıydım. Kekik kokulu adayı çok özlemiştim.
Gökçeada Feribotu: Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe 07:00 – 21:00 saatleri arasında 2 saatte bir kalkıyor. Randevuya gerek yok. Çekme Karavan ve aracımız için yolcular dâhil 70 TL ücret ödedik. Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri bu seferlere 05:00 ve 23:00 seferleri de ekleniyor. Dönüş feribotunda da aynı saatler ve ücret geçerli. Ortalama 1 saat 45 dakika süren yolculuktan sonra feribottan indiğinizde Kuzu Limanı’nda iniyorsunuz. Feribotun yanaştığı iskelenin sol tarafında kalıyor. Burada karavanınızı park edebilir ve konaklayabilirsiniz. Denize sıfır olması sizi cezbedebilir. Biz son gün kaldık. Rüzgar almıyordu. Gökçeada’nın diğer ismi İmroz’dur ve anlamı rüzgardır. Adanın özelliği hep rüzgarlı olması ama gittiğiniz yerde rüzgar varsa tam aksi yönde rüzgar yoktur. Ona göre seçim yaparsınız. Kuzu Limanı’nda market ve kafe gibi bir yer vardı, bizim konakladığımız zaman kapalıydı. Kontrol edersiniz. Denizi biraz taşlı. Çocuk varsa tercih etmeyebilirsiniz.
Gökçeada insanı çok misafirperver, karavana sıkıntı çıkarmıyorlar. Karavanınızı uygun gördüğünüz yerde park edebilirsiniz. Gökçeada’da iki köy arası yaklaşık 30-40 kilometre. Yollarda en fazla 1-2 araç görürsünüz ama merkezde, karavanla gidip, park edip alışveriş yapmak isterseniz, özellikle uyarıyorum, merkez trafiği çok işlek ve sıkıntılı. Merkezde, hastane, market, banka, lokantalar, eczaneler, benzin istasyonu her şey var. Konaklama yerinize hazırlıklı gidin mutlaka.
Karavanla konaklama yerine alternatif olarak Kefalos Plajı var. Denizi muhteşemdir, plajı kumludur. Orada karavanlara ve çadırlara duş, wc, kafe hizmeti veren bir kamp yeri var. Karavandan günlük 50TL alıyorlar. Burada da denize sıfır karavanınızla konaklayabilirsiniz. Fakat bu gidişimizde müthiş bir sinek vardı. Önce sivrisinek sandım, ısırmadıklarını fark edince başka bir sinek çeşidi olduğunu gördüm. Fakat çok fazlalardı. Israrla orada kalacaklar için ışığa çok duyarlılar, karavanının ışıklarını kapattığınızda dışarıdaki ışığa 10 saniye içinde kaçıyorlar.  Bu plajda aynı zamanda sörf, dalış gibi aktiviteler de yapabilirsiniz. Kulüpleri mevcut.
Sineklerden kaçıp Uğurlu Plajı’na gittik. Muhteşem büyüklükte bir plaj. Belediye el atmış ama yarım bırakmış. Sezon açılmamış gibi. Bizim işimize geldi açıkçası. Kumsal çok büyük ve temiz. 50-60 metrede bir kafeler var. Çalışıyorlar. Duş ve wc ücretli. Karavan için ekstra ücret ödemiyorsunuz. Bu dinginliğe mutlaka uğrayın.
Kaleköy Plajı’nda çadır kamp yeri var. Yanında çok büyük bir otopark. Kamp yeri biraz lüks ve ilgisizler. Karavan diyoruz “Ya ne bileyim😏” gibi cevaplar alıyorsunuz. En işlek plaj. Otoparkta karavan sevmiyorlar. En arkaya yol kenarına park etmemiz için ısrar ettiler. Denize yakın park edelim? – Yok! Yasak! Otopark bomboş bu arada. Ben hoşlanmadım ama fikirler değişiklik gösterir. Temiz bir yerde çadır kampı yapayım derseniz, wc, duş temiz, restaurantı lüks. Günlük çadır kampı fiyatı alamadım çünkü çok muhatap olmadılar. Ben de ısrar etmedim. 15TL ye Ada Tost yedim 🙈🙊 Kekikli, zeytinyağlı enteresan bir tost. Patatesli falan servis ediyorlar. Rakamları gözünüzde canlandırın istedim.
Ada’da yollar çok dar. Sokak kedisi gibi koyunlar ve keçiler var. Arabanızla fazla hız yapmamaya çalışın, aniden yola çıkabiliyorlar. Kirpi peşinden koşan bir kedi görmeniz çok mümkün. İki köy arası giderken kekik kokusunu doldurun ciğerlerinize. Merkezde Ziraat Bankası’nın karşısında Ada Merkez Lokantası var. Burada Ada Köfte yiyin mutlaka. ( Benim için de lütfen ) Ada’nın esnafı sizi yolunacak turist olarak görmez. Sanki yıllardır Ada’lıymış gibi hissedersiniz. Merkez’de Efi Badem’e uğrayın. Hediyeliklerinizi buradan alabilirsiniz. Zeytinli Köyü’nde Hristo Amca’nın (91 yaşında) elleriyle yaptığı sakızlı muhallebiyi tadın. Mustafa’nın Kayfesi’nde en azından bir kere kahvaltı edin. Gençler size kurabiye ikram ederse alın. Çünkü çok lezzetli. Satın almak isterseniz, güvenin. Ada’nın balı çok meşhur. Neredeyse tüm yerli halk zeytincilik ve balcılıkla geçiniyor. Tatlı suyu olan çok özel bir ada olan Gökçeada’da suyun geldiği yerlerde boylu boyunca pespembe zakkumlar vardır. Sonsuz yeşilleri pembe bir şerit şeklinde keser. Bizim zamanımız bu kadarına yetti, daha çok keşfedilecek yerler var Gökçeada’da… Size el verdim. Oraları da siz bana tavsiye edin 😍😘
Hala bozulmamışken Gökçeada’nın tadını çıkarın. Çünkü yapılaşma ve göç hafif hafif başlamış. Gözünüzde turistik bölge gibi canlandırmayın. Kendi habitatını oluşturmuş, bozulmamış bu muazzam güzelliği görün. Sevgiyle…