İtinayla Tüketim Toplumu Nasıl Oluyoruz?

Tüketim toplumu nasıl oluyoruz?
İlk zamanlar ihtiyaçlarımızı biliyorduk. Herşey yeterli miktardaydı. 4 kişilik bir ailenin misafirleriyle yetecek yemek takımı 12 kişilikti. Fazla fazla bir sayıdır bu. Ama olur mu? Misafire ayrı bir takım lazım. Senin o hergün yemek yediğin rutin modası geçmiş tabaklarında yemek yediremezsin sevdiğin kişilere. (Seni seven senin yaşamını paylaşır halbuki) E tabaklar oldu 24 kişilik. Şimdi bulaşık makinesi tam dolmuyor. Bardaklık kısmı boş kalıyor. Al bir 12 bardak daha. Bu kadar adama o kadar küçük tencerelerde yetmez. Al canım al 🙂 Taksit yapıyorlar zaten. Bulaşık makinesi boş çalışmayacak çok şükür. Haydaaa mutfak dolabı almıyor bu kadar tabağı. Daha çok dolabı olan bir ev bulmak lazım. Ev yetmemeye başlar bir süre sonra… Ev büyüyünce faturalar da büyür. Eşyalar evin içinde kaybolmaya başlar. Şuraya iki koltuk koyalım. Hmmm televizyon küçük geldi. Salon büyük göremiyorum bu kadar uzaktan. Onu da büyütelim. Eee ev büyüdü ısınmakta artık eskisi gibi değil, gazla kombiyi… Şişti mi faturalar…? 😂 O zaman daha çok çalışalım ki daha çok para kazanalım. O tabakların faturası sana pahalıya mal oldu çünkü. Eee tatile de çıkamıyorsun. Suya girmek lazım. Havuzlu sitede ev bulalım, bari akşamları işten gelince girerim. ( Maalesef yorgunluktan giremeyeceksin.) Sitede de yaşarken misafirin öyle hemen gelemiyor. Güvenlik görevlisine kimlik açıklama yapmak, kendini suçlu hissetmekten dolayı artık senin eve de gelmiyorlar. Gitti boşa güzelim tabaklar… Kaçırdın mı hayatı şimdi? Sen en iyisi karavana geç, bak hayat doğada… İnanır mısın? Misafirlerinde geliyor, seninle kamp yapıyor. Cırcır böcekleriyle, denizin sesiyle içerken çayını, “ben doğanın bir parçasıyım” diyebiliyorsun. Pazartesi sendromuyla döverim sizi :)) Sevgiyle kalın, görüşürüz :)))